Kişiyi psikolojik anlamda iyileştiren şey çözüm müdür , çözümsüzlük müdür ? Uzm.Psikolog Halil SAĞAT

Kişiyi psikolojik anlamda iyileştiren şey çözüm müdür , çözümsüzlük müdür ?

 

İnsan , yaratılışı itibariyle tehlikelerden korunmak ve hayatını sürdürmek üzere olan bir fıtrat üzerine yaratılmıştır.Kişinin bir olumsuzluk ile karşılaşması durumunda , vücut veya zihin o olumsuzluğa karşı savunmaya geçerek o probleme karşı önlem alacaktır ki varlığını devam ettirebilsin.Örneğin bir kişi ansızın gözümüzün önünde iki elini birbirine vurursa göz kapaklarımız otomatik olarak kapanır ki göze gelebilecek tehlikeyi bertaraf edebilsin.Yani kendini dışarıdan gelecek olumsuzluklara karşı koruyabilsin.Bedenimiz nasıl hayatımızın devam etmesi için otomatik olarak çalışıyor ve bizi koruyorsa , zihnimiz de aynı amaç doğrultusunda çalışmaktadır.Yaşam içerisinde bizi etkileyen olumsuz durumlarla karşılaştığımız anda zihin, ruhsal yapımızı koruyabilmek ve daha kötü durumlara sebebiyet vermesine engel olmak için savunmalara başvurur.Çoğu zaman anksiyetelerin, panik atakların altında yatan sebepler bunlardır.Amaç ruhsal ve bedensel bütünlüğün korunması ,insanın ruhsal ve bedensel en kötü duruma düşmesinin engellenmesidir.Bu yüzden vücudumuz ve zihnimiz kendine göre önlemler alır.Bir yakınımızın kaybının sonrasında veya yaşadığımız bir travmanın ardından ,ruhsal bütünlüğümüzün tamamiyle bozulmaması için panik ataklar oluşabilir.Yüzümüzde veya vücudumuzun farklı yerlerinde bunaltı ,anksiyete hissedilebilir; ellerimizin kasılması veya karıncalanması görülebilmektedir.Bu ve bunun gibi örnekleri çoğaltmak mümkündür.

Peki bu alınan önlemlerle yani yaşanan anksiyete,panik ataklarla kişi ne kadar keyifli ve kaliteli bir hayat yaşayabilir? Kişinin önünde iki seçenek vardır: ”Çözüm veya çözümsüzlük.”Çözüm , kimimize göre bir destek almak ve sorunu çözebilmek adına adım atmaktır; kimimize göre ise sorun oluşturan konuları veya düşünceleri görmezden gelmek ve yok saymaktır.Toplumumuzda karşılaştığımız bu gerçek ile sormamız gereken bir soru karşımıza çıkmaktadır: “Kişiyi iyileştiren şey çözüm müdür çözümsüzlük müdür ?” Özellikle kendi kültürel değerlerimizle ilintili olan ‘sabır göstermek’ terimi eksik anlaşılan bir tanımlamadır.Olumsuzluklara karşı sabır göstermek ; o olumsuzluğa karşı hiç bir şey yapmamak ,vücudumuzun önlem olarak geliştirmiş olduğu savunmalara panik atak,anksiyete vb. gibi önlemlerden asla kurtulamayacağını düşünmek olmamalıdır. Ancak toplumumuzda pek çok kişi bundan sonraki hayatını artık bu durumda yaşamak zorunda olduğunu düşünerek ,çözümsüzlüğü kendine bir çözüm olarak sunmaktadır.Kişinin geçmişte yaşadığı problemlerini yok sayması, kendisi için olumsuz problemler olarak nitelendirilen konular hakkında konuşmuyor olması , sahip olduğu probleminin tedavi olduğu anlamına gelmemektedir.Bu durumu şu metaforla açıklamak mümkündür; bir evin içinin duman ile kaplanmış olduğunu düşünelim.Bu dumanı yok etmenin yolu, tüm pencereleri ve kapıları kapatmak olmamalıdır.Aksi takdirde o duman bir şekilde bir yerden sızacaktır.Bu sebeple çözümsüzlük bir çözüm değil aksine , tedavinin geciktirilmesi ve ötelenmesidir.Tüm bunlardan yola çıkarak söylenebilecek olan şudur ki ; psikolojik rahatsızlıklara karşı tek çözüm , çözüme giden yolda yeni bir pencere açmaktır.

Neyir Psikoloji Eğitim ve Danışmanlık Merkezi 2020 | Tüm Hakları Saklıdır.
Web Tasarım ve Programlama : Medumax